lakırdılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
lakırdılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Şubat 2009 Pazar

ezseydin o zaman narsist ibne

"kafamıza an itibariyle düşmekte olan taşı zamanında istesem ezip toza çevirebilirdim"

15 Ocak 2009 Perşembe

UNDEFINED FUCKING OBJECTS

Bu yazıda U.F.O fenomeninin ne olduğunu incelemeye çalışacağız. Önce U.F.O. ne demektir ona bakalım. U.F.O. gavurca '' Undefined Fucking Objects'' kelimelerinin baş harflerinden meydana gelmiştir. Türkçe anlamı ise '' Koduğumun Uçan Şeyleri''. Türkçesini kısaltırsak '' K.U.Ş''. Ama Türkçe'de K.U.Ş. bildiğimiz kuş anlamına geldiğinden ve moda olmadığından biz gavurcasını yani U.F.O. yu kullanacağız. U.F.O. adından da anlaşıldığı gibi ne idüğü belirsiz şeyler demektir. Yani bir şeyin U.F.O. olabilmesi için önce uçması ve ne idüğü belirsiz olması şarttır. Mesela uçaklar U.F.O. değildir, çünkü ne oldukları bellidir. Bülent Ersoy da U.F.O. değildir. Ne idüğü belirsiz olmasına rağmen uçamadığından U.F.O. olamaz. Yani illaki uçacak ve ne olduğu belli olmayacak! Dünyada yapılan U.F.O. ihbarlarının % 95 'i kuş sürüsü, balon, uçak, bulut, vb. normal şeylerdir. % 5 'lik kısım ise muammalarla doludur. Bizi ilgilendiren işte bu % 5'lik kısımdır.

13 Ocak 2009 Salı

Bu gözlere yalan söylenemezdi, bu gözlerden, çok masum ve olabilir sanılan en küçük bir hile bile saklanamazdı...
Eğer kedi ondan nefret etmek istiyorsa o da karşılığında iki katı nefret ederdi..

28 Aralık 2008 Pazar

bir seher vakti terbiye adap dinlemeden isyankar ettim kedimi

26 Aralık 2008 Cuma

uzaktaki sevgili

İlk başlarda çok özlemezsiniz, yanınızdaymış gibi davranacak kadar özümsemişsinizdir çünkü.

Yalnızlık gitgide yerleşir.

Bir süre sonra bir insan değil bir kavram haline geldiğini anlarsınız.

Özlersiniz pek tabii,ancak özlemenin bir anlam taşımadığını anlayınca bundan da vazgeçersiniz.

Sürekli bir eksiklik, anksiyete içerisinde yaşamaya başlarsınız, sebebin "sensizlik" olduğunu anlamazsınız çünkü artık "senlilik" ile ilgili bir umut kalmamıştır içinizde.

Çok hatırlarsınız onu,en uygunsuz anlarda yalnızlığa düşer veya yanınızdaymış gibi davranmaya başlarsınız. yapacak bir şey yoktur.onsuzsunuzdur artık bu içkileri onsuz içecek, dolmuşlara onsuz binecek başka bir nefesi dinleyerek uyuyamayacak, artık başkalarını güldüreceksinizdir.artık başkaları sizi takdir edecek, başkaları azarlayacaktır.

Bir yandan da elden geldiğince simülasyon yaratmaya çalışan telefonlar sürer. bir süre sonra bir ahizeyle aşk yaşadığınızı anlarsınız.bundan nefret etmeye başlayınca daha az veya daha yüzeysel konuşmalar yaparsınız.yapacak bir şey yoktur.

O gitmiştir. genelde ne zaman geleceğiyle ilgili muğlak bir tarih veya benzeri bir olay vardır.beklemezsiniz bile.Issızlıgın ortasında yalnızsınızdır.

Ve daha kötüsü aslında yalnız da değilsinizdir ama yanınızdakini asla göremezsiniz. kendi kendinize iki kişilik bir ilişki yaşamaya çalışırsınız.bölünürsünüz.iyi bir şey yapınca o sanki sizi görüyormuş gibi sevincini beraber yaşarsınız.

"hayatım" dediğiniz adam başını alıp gitmiştir.ayrı olduğunuz için artık iki hayatınız vardır. bunlardan birinden bihabersinizdir, diğerinden nefret edersiniz.

6 Aralık 2008 Cumartesi

kafkaesk

karanlıklar icinde tek başına kaldığınız rüyalarınızı anımsayın. hic tanımadığınız , yüzü fotr şapkasının altında gizlenmiş, trenckot pardesülü bir adam karanlik icinde yanınıza yaklasir ve adinizi soyler. "gecen ramazan ne yaptigini biliyorum" der. siz , gece gece bu tuhaf adam kimdir , adımı nerden biliyor, gecen ramazanda orucu yediğimi nerden anladı anasını satayım diye paniklersiniz. iste bu durum kafkaesk bir durumdur.

24 Kasım 2008 Pazartesi

stewie




23 Kasım 2008 Pazar

bir sikimlik aşkımızda bitti

gitsem gidemem
kalsam kalamam
sevsem sevemem
şaştım bu işe
hayır mı şer mi bilmem ama
ateşteyim ben ateşte

bir sikimlik aşkımızda bitti
gönlüm şimdi yeni bir kızda kurban olmalı mı bu yeni aşka
dum takka takka

***:bu şarkının bu versiyonu daha iyi
aman allahım bütün hepsinin birer kıçı var ve hergün sıçıyorlar..bunu gizlemek için iş yemekleri ve kermesler düzenleyip,daha usturuplu kaka yapmak için öğretim üyeleri ve daha hızlı bok ulaşımı için şöförler yetiştiriyorlar..ıyyy..iğğğğ

20 Ekim 2008 Pazartesi

Sevgisizlik boyu kısaltıyor




Sevgisiz kalan çocuğun boyu kısa olabiliyor. Türkiye'de görülme sıklığı yüzde 3-15 arasında değişen boy kısalığı, anne karnından başlayıp final boya kadar uzanan yaşamda birçok etkene bağlı olarak gelişebiliyor. Bu etkenler arasında beslenme bozukluğu ve sevgisizlik gösteriliyor.

***:maşallah bizim boyumuz eşşek kadar kj.buradan da sevildiğimizi anlayabiliriz şçllkfg

kaynak: cumhuriyet gazetesi

19 Ekim 2008 Pazar

Naturalaji ile karakter tahlili testi

Rüyaya yatıyorsunuz ve üç tercihiniz var. Rüyanızda hangi renkteki kelebeği görmek isterdiniz? Mavi üzerine beyaz benekli mi, sarı üzerine siyah benekli mi, beyaz üzerine kırmızı benekli mi?

Mavi Üzerine Beyaz Benekli'yi tercih ettiyseniz; başkalarının bakış açılarından çok da memnun değilsiniz. Sizi yeterince iyi değerlendirmeklerinden şikayet ediyorsunuz. Size inanmadıkları ve güvenmediklerini düşünüyorsunuz. Söylediğiniz hiçbir fikir ciddiye alınmıyor ve fazla önemsenmiyorsunuz.

Çaresi: Artık hayallerinizi, projelerinizi başkalarına anlatmaktan vazgeçin, başkalarının desteğini alabilmek için uzun uzun onlara dil dökmeyi bırakın. Elinizdeki ile yetinerek, proje ve hayallerinizi tek başınıza adım adım gerçekleştirmeye başlayın ve azimli olun.

Sarı Üzerine Siyah Benekli'yi tercih ettiyseniz; siz gerçek bir hayalperestsiniz, bir de tez canlı... Hesapsız kitapsız dalıyorsunuz her türlü işin içine. Dikkat çekmeyi, beğenilmeyi ve takdir edilmeyi seviyorsunuz. Ama çok sık hayal kırıklığı yaşıyorsunuz. Öyle anlarda iç dünyanıza çekiliyor ve büyük sıkıntılar yaşıyorsunuz.

Çaresi: Hayal kurmak iyidir, çünkü her şey önce hayalle başlar; ama hayallerinizi gerçekleştirmek için ciddi adımlar atmadan önce gerçek dünyanın gerçeklerini de hesaba katmalısınız. Hayal kurun ama ayaklarınız yere sağlam bassın.

Beyaz Üzerine Kırmızı Benekli'yi tercih ettiyseniz; siz gerçekten çok saf olmalısınız, kim size iki çift güzel söz söylese, biraz ilgi gösterse hemen onun ekseni içine giriyorsunuz. Bu durum da sizin kullanılmanıza, yönlendirilmenize neden oluyor. Çok sık darbe yiyor ve aldatılıyorsunuz. Her şeye çabucak kanarak tehlikeli sularda yüzüyorsunuz.

Çaresi: Günümüzde dikkatli olmakta yarar vardır. Hatta dikkatli olmayı kural haline getirenlerin başları ağrımaz. Tehlikelerden uzak durmak istiyorsanız, insanların her dediğine inanmayın ve kendinize göre bir güven çemberi oluşturun.

Bir kumaş tasarımcısınız ve sizden bir deseni seçerek sadece onunla bir tasarım yapmanız istendi. Hangisini seçerdiniz? Gül deseni mi, ağaç dalları deseni mi, yaprak deseni mi?

Gül desenini tercih ettiyseniz; sizi gündelik hayatınızda yönlendiren, çoğu zaman cinsel arzularınız oluyor. Tercihlerinizi de genellikle bu yönde yapıyorsunuz ve asla objektif olamıyorsunuz. Çelişkili davranışlar sergiliyorsunuz ve kişilik kırılmaları yaşıyorsunuz.

Çaresi: Toplumsal hayatın devam edebilmesi için, insanı diğer canlılardan ayıran en büyük yapılardan biri olan süper egonuzu devreye sokmak zorundasınız. Süper ego, insanın değerler sistemi, ahlak ve etik, vicdan ve asalet duygusudur.

Ağaç Dalları desenini tercih ettiyseniz; siz büyük projeleri, büyük hayalleri olan bir insansınız. Karmaşık işleri seviyorsunuz ve zor işleri üstleniyorsunuz. Muhtemelen zeka dereceniz çok yüksek ve zeka oyunlarında yüksek puan alıyorsunuz. Ancak topluma uyum sorununuz var.

Çaresi: Anlayın ki artık yüksek ruhlu ya da yüksek zekalı insan sayısı fazla değil. Diğerlerinin yarattığı değerlere uyum göstermezseniz çok sıkıntı çekersiniz. Diğerlerinin, vasat olanların gücünü küçümsemeyin. Soğukkanlı davranmayı öğrenmelisiniz.

Yaprak desenini çektiyseniz; sizi hayattaki olaylara karşı yönlendiren, değer yargılarınızı oluşturan büyük oranda sezgileriniz oluyor. Sanki çevrenizde bir sürü "Koruyucu Melek" var ve hep yardım görüyorsunuz. Ancak bu durum bazen istenmeyen olaylara neden oluyor.

Çaresi: Sezgilerinize güvenmeniz ve çoğu zaman sezgileriniz ile sorunlarınızı çözmeniz iyidir; ancak bazen de diğer değerleri kullanmanız gerekir. Örneğin bilgi…Bilgiye ulaşacak yolları kullanın ve bilmeniz gereken ne kadar çok şey olduğunu görün.

***:mavi üzerine beyaz kelebek ve ağaç desenlerini seçmiştim ben.iyi de bundan bizene diye düşünebilirsiniz ama umrumda değil,yazı benim yazım ne istersem onu yazarım :D

25 Eylül 2008 Perşembe

oyun ya da şeker


Cadılar Bayramı 31 Ekim'de kutlanan, çoğunlukla çocukların kostüm giyerek kapı kapı dolaşıp şeker, meyve ve diğer hediyeler aldığı bayramdır. Bu klasik anlayışın yanı sıra; birçok değişik Cadılar Bayramı aktiviteleri de vardır. Kostüm partileri, korku filmleri izlemek, "perili" evlere gitmek, ve diğer sonbahar aktiviteleri gibi.
Cadılar Bayramı, bir Pagan festivali olarak İngiltere'de İrlandalılar, İskoçlar ve Galliler tarafından kutlanılmaya başlanmış; 19'uncu yüzyılda bu gelenek Kuzey Amerika'ya da göçenler tarafından devam etmiştir.
Batı Dünyası; 20'inci yüzyılda Cadılar Bayramı'nı bir Amerikan popüler kültürü olarak tanımıştır.
Cadılar Bayramı genelde birçok Batı Dünyası ülkesinde kutlanır. Ancak popülaritesi Avustralya, Yeni Zellenda ve Filipinler gibi ülkeleri de etkilemiştir.
Cadılar Bayramı'nın sembolü gülen bir balkabağıdır; bunun için de bir balkabağının içi boşaltılarak gülen bir surat şeklinde kesildikten sonra içinde bir mum yakılarak şeytani bir surat gösterilmeye çalışılır.
Yemek olarak resmi şekeri, elma şekeridir. Bunun yanı sıra tüm şekerlemeler de kullanılır.Muhafazakar Hristiyanlar genelde Cadılar Bayramı'nı desteklemezler ve yanlış bulurlar.
***oyun yada şekeğğ... keşke bizim ülkede de böyle hoptirik aktiviteler olsaydı,çok eğlenirdik.bizim şeker bayramı berbat bi şeker dilenme bayramına dönüşürdü küçükken gerçi ben doğru dürüst hiç şeker toplamazdım,çünkü merhabalar,bayramınız kutlu olsun teyze demek hiçte zevkli gelmezdi bana.ama üzerimde zombi kıyafeti,elimde kanlı plastik bıçak,ve şeker torbam olsaydı kapıları çalıp ya paranı ya canını hiçbiri yoksa şeker ver demek çok hoşuma giderdi eminim,küçükkende giderdi şimdi olsa yine gider lk

24 Eylül 2008 Çarşamba

Kurt Cobain'in Ölümü Hakkındaki Teoriler




*Kurt Cobain'in kanında bulunan eroin miktarı, bir insan bünyesinin kaldırabileceği miktarın tam üç katı.Bu kadar eroini alan bir insanın elindeki tüfekle kendini vurmasının imkân ve ihtimali YOK. Zira şırıngayla vurulan eroin etkisini anında gösteriyor ve de Cobain'in namlı bir eroinman olmasının vücut direncini artırmış olması gibi bir açıklamanın da hiçbir mantıki dayanağı yok. Böylesi yüklü miktarlara vücudun 'alışmış' olması ihtimal dahili ve söz konusu değil. Eroin öyle bir maddedir ki, herkesi eşit süratte ve etkide vurabiliyor.

*Cobain'in parmak izleri, etrafında bulunan hiçbir eşyanın üstünde ve de kendini vurmak için kullandığı savlanan Tüfeğin üstünde, bulunamıyor.

*Bir insanın üç kez üst üste hayatını sonlandırıcak kadar dozu bünyesine şırınga edip, sonra tüfeği kullanabilmesinin imkânsızlığı bir yana, niye bunu yapsınki zaten öleceği garanti olduğu halde..

*En önemli olan olaylardan biride Kurt Cobain'in Kredi kartının bulunamaması ve Cobain'in öldürülüşünden 2 saat sonra kredi kartıyla 49 dolarlık çiçek yollamaya çalışılması. Kart kimlerin eline geçmişti ve nasıl geçmişti.

Yanında bulunan intihar notunun son dört - beş satırının ve mektubun başındaki 'Boddah' kelimesinin (Cobain'in çocukken yarattığı hayali arkadaşın ismi) başka bir el tarafından yazılmış olduğunun (daha sonra ünlü bir televizyon programının ödediği ücretler karşılığında) konunun en mahir uzmanlarınca saptanmış bulunması, başka bir tuhaf hakikat.

Zira 'Lütfen devam et Courtney. Frances için. Hayat, bensiz çok daha kolay olacak. Seni seviyorum. Seni seviyorum' tarzı başka bir el tarafından karalanmış olduğu iddia edilen satırlar olmasa, mektup bir intihar mektubundan ziyade, müzik endüstrisine veda mektubunu andırıyor.

*Nick Broomfield'in yapmış olduğu 'Kurt&Courtney' belgeseline konuşan 22 yaşındaki bir dadının, Cobain'lerin yanında çalışmayı Courtney'in mütemadiyen Kurt'un vasiyetnamesinden bahsetmesinden bezdiği için, bıraktığını anlatması da kayda değer tabii.

Zira son zamanlarında Kurt'un Courtney'den ayrılmak istediğine ve Courtney'i çıkararak yeni bir vasiyetname hazırlattığına dair de ciddi iddialar var.

*Courtney love'in kendisine Kurt'u öldürmesi karşılığında 50 bin dolar önerdiğini anlatan, şahitleri olan, Amerika'daki en mühim polygram uzmanının iki testinden yüzde 99.8 gibi sonuçlarla geçmiş bulunan Eldon Hoke'un, Broomfield'in belgeseline konuştuktan 8 gün sonra esrarengiz bir tren kazasıyla ölmüş olması!

12 Eylül 2008 Cuma

life is life


şu yatakları birleştirsek de beraber ''uyusak''?
çok mu şey istiyorum?

Albenisi Göklerde Dergi: WProst




Daha önce Almanya Başbakanı Angela Merkel'i Polonya'nın ikiz liderlerini emzirirken gösteren bir fotomontaj kapakla adından söz ettiren Polonya 'daki WProst dergisi, şimdi de Rusya Başbakanı Vladimir Putin'i, Fransa lideri Nicolas Sarkozy'yi tokatlarken gösteren bir fotomontajı kapak resmi yaptı.


'Avrupa için Ortaklık' başlıklı manşet haberi için kullanılan fotomontajda, Putin'in Sarkozy'yi kucağına yatırıp, küçük bir çocuk gibi kalçasından tokatladığı görülüyor.
Haberde, Avrupa Birliği'nin her geçen gün daha fazla Rusya'nın gücüne boyun eğdiği ve giderek Moskova'nın kolonisi olmaya başladığı belirtildi. Haberde, bu gelişmelerde Sarkozy'nin oynadığı rolün de büyük olduğu vurgulandı.


Dergi geçtiğimiz yıl da, Merkel'i Polonya Devlet Başkanı Lech Kaczynski ve kardeşi Başbakan Jaroslaw Kaczyinski'yi emzirirken gösteren bir fotomontaj yayınlamıştı. Kapak, Almanya'da büyük tepki toplamıştı.

10 Eylül 2008 Çarşamba

Kurdun Ağzından Kırmızı Başlıklı Kız Masalı


BÖYLE ÇOK TATLI GÖRÜNÜYOR DEĞİL Mİ? KANMAYIN! ÇOK ACIMASIZDIR,FINDIK KIRAR GİBİ KALP KIRAR...ZAVALLI KURT'UN KALBİNİ KIRIP,KOŞARAK UZAKLAŞTI,NERDE OLDUĞU BİLİNMİYOR...ARANIYOR...

"Kırmızı Başlıklı Kız" masalını bir de kurdun ağzından dinleyelim :

Her gün yaptığım gibi ormanı temizlemeye çıkmıştım. Orman benim evim, temiz tutmak da benim görevim. Derken bir kız beliriverdi. Kırmızı başlık ve peleriniyle çok şüpheli bir görünümü vardı. Kimin aklına gelir bu garip kıyafeti giymek. Bir kurnazlık peşindeydi mutlaka. Bir süre dikkatle izledim bu garip kızı. Elinde taşıdığı üzeri örtülü sepette kim bilir ne taşıyordu!.. Yürüyüşü bile normal değildi. Yanına yaklaşıp ne yaptığını sorunca bana büyükannesinin evine gittiğini söyledi ama gel de inan. Yine de bıraktım peşini kendi işime döndüm. Ama aklım o kıza takıldı bir kere... Bir gidip bakayım doğru mu söyledikleri dedim kendi kendime; gerçekten böyle bir büyükanne var mı? Siz olsaydınız gerçekliğini kontrol etmek istemez miydiniz? Orman benim evim. Ben hem ev sahibiyim, hem de diğer orman sakinlerine karşı sorumluyum.

Neyse uzatmayayım... Gittim, baktım ve gerçekten bir büyükanne buldum. Sorduğumda "evet o küçük kız benim torunum" dedi. Ben de sorumlu bir kişi olarak; "bu küçük kız yabancılarla konuşulmayacağını öğrenmemiş daha!..." dedim ve anlattım küçük kızla karşılaşmamı... Büyükanne de ürperdi ve birlikte küçük kıza bir ders vermeye karar verdik. O yatağın altına saklandı, ben Onun geceliğini giydim, başlığını taktım ve yatağına yattım. Küçük kız birazdan içeri girdi. Seslendi cevap verdim. Ne şaşkın bir çocuk!.. Beni büyükannesi sanıvermişti. Ben benim büyükannemi değil sesinden, kokusundan bile tanırım oysa ki. Neyse bunlar bir şey sayılmaz, daha neler yaptı bilseniz. Kulaklarımın niçin büyük olduğunu sordu. Ne ayıp şey hiç sorulur mu!... Yine de çocukluğuna verip yumuşak bir sesle cevapladım. "Seni iyi dinlemek içi\"... Ama bu sefer kalkıp da burnumun niçin büyük olduğunu sormaz mı!.. Küçük kız hiç mi hiç terbiye almamış. Ben zaten burnumu kendime kompleks haline getirdim, öz-güvenim sallantıda. Psikologlar, estetikçiler... Dünya para harcıyorum ama nafile. Yine aldırmamaya çalışırken bu sefer de ağzımın kocaman olduğunu yüzüme vurmaz mı! Tabi ki kızdım, siz olsanız kızmaz mıydınız?

O sinirle ayağa fırlayıp peşinde koşturmaya başladım. Birden ne olsa beğenirsiniz! Bir kocaman avcı elinde tüfek kapıdan dalıverdi. Beni "seni hain kurt, büyükanneyi yedin değil mi?.." diye suçlamaz mı !.. Halbuki büyükannenin kılına bile dokunmadım, O da saklandığı yerden çıkıp beni korumaya çalışmadı. Malum yaşlılık, kulakları iyi duymuyor. Avcı mahkeme yapmadan infaz kararımı verdi. Tabi ben de adalet bulamayacağımı, hatta canımı yitireceğimi anlayıp pencereden zor attım kendimi. Geçirdiğim büyük korkunun sarsıntısı yetmiyormuş gibi o gün - bu gün ormanda bile yüzümü rahat gösteremez oldum. Adım haine çıktı.

Yeter Artık... Ben Suçsuzum...

-------------------------------------------------------------------------------------------------
Bu hikaye bana Kırmızı Başlıklı Kızın sinemaya değişik bir biçimde uyarlanmış olan Hoodwinked(Aldatılmış) versiyonunu hatırlattı,izlemenizi tavsiye ederim,mükemmeldi.Hoodwinked'da Kurt polisti,büyükanne gizli ajandı,yemek kitabını korumaya çalışıyordu,karete fln biliyordu neyse pek hatırlayamadım ayrıntıları şimdi.izleyin ve görün.

sokak kültürü



>> sokak kültürü'nde asfalt sokaklar vardır. sokaklarda taştan kaleler ve 3 kornerin penaltı olduğu bitmek bilmez maçlar vardır. küçüksen kalede, ağır abiysen forvettesindir.

>> sokak kültürü'nde anneler vardır. en güzel maçın en heyecanlı dakikasında eve çağırılırsın. itirazlar ve isyanlar bir yere kadardır.
>> sokak kültürü'nde `annesi tarafından henüz yeni yıkanıp sokağa salınan` çocuklar vardır. annelerinin eline tutuşturduğu ekmek arası saralle ve sola taranmış tarık akan modeli saçları olmazsa olmazıdır.

>> sokak kültürü'nde babalar vardır. akşam olduğunda sokağın ucunda ellerinde poşetle göründüklerinde arkadaşların tarafından "baban geliyor lan" diye uyarılırsın.

>> sokak kültürü'nde "bir tur versene lan" cılar vardır. bindimi bisiklete inmek bilmezler. yine de her defasında bisikleti isteme adabını çok iyi bilirler.

>> sokak kültürü'nde "dekman" vardır. tahtadan taramalılar adam öldürmez. ama "dışın" diye ses efekti ile doğrultmuşsa bir tahta sana ölmek zorundasındır.

>> sokak kültürü'nde kağıttan yapılmış ucu sivri fişekler ve hortumlar vardır. hortumlarla şişlemece oynanır. ve mutlaka iyi tükürüklenmemiş fişeklerin hortumları tıkaması (şişme) kaçınılmazdır. tıkanan hortum tersten "ppphuoooaa pppphuuuoaa" diye üflenir. bazen fırlamalıklar yapılıp fişeklerin ucuna diken, iğne takılır ve kedi avına çıkılır. ve her avcının mutlaka yedek kağıttan desteleri vardır.

>> sokak kültürü'nde mutlaka sümüklü çocuk vardır. sümüklü çocuğu sümüklü yapan sarımsı sümüğüdür. o sümük asla yaz/kış konumunu bozmaz.

>> sokak kütürü'nde anne tarafından bizzat sofra bezi'nden bozma pijamalı çocuklar vardır.

>> sokak kültürü'nde demir parmaklıkların arkasında evinde bol kedi yaşayan yaşlı teyze/amcalar vardır. meraklı gözlerle dedikodu ve ilginçlikler arar. kim kim le çıkar, kimin sevgilisi vardır tüm haberler ondadır.

>> sokak kültürü'nde mahalleye arada dozer gelir. o gün davullar zurnalar çalmaz ama kültürün çocuklarındaki heyecan tavan yapmıştır. tüm meraklı gözler dozerin toprağı eşmesini, kepçeyi yöneten dozer operatörünü ve kamyonun her defasında nasıl sallandığını iyice takip eder. çünkü ertesi gün oyuncak dozerler taklide çoktan başlamıştır boş arsalarda.

>> sokak kültürü'nde çocuk uyutan anneler vardır. çocuk uyutan anneler sokak kültürünü sevmez. çünkü sokak kültürü gürültü demektir. gürültü minik bebeği keyfini kaçırır. minik bebekde sokak kültürü çocuklarının keyfini.

>> sokak kültürü'nde tsubasa izlenir. tsubasa tv de iken sokak boştur. ertesi gün her çocuk kendine özgü şut denemeleri yapsada olmaz, olamaz ! kartal vuruşu, magnum vuruşu hep süperdir de bir türlü gerçeğe dönüştürülemez.

>> sokak kültürü'nde balkonda çay içen atletli kel ve şişman amcalar vardır. gürültü yapana kızar ve her sene yolları bir türlü yapmayan belediyeye küfreder.

>> sokak kültürü'nde sokağa kamyonla kömür geldiğinde ergenliğe doğru uygun adımlarla ilerleyen çocuklar güç gösterileri uğruna çoğu ailenin tuzağına düşer. kömürler kırılmaz, kırılsa taşınmaz. yine de gecenin sonundaki buz gibi kolaya değer.
alıntı ve hatta çalıntıdır

yuh sana -Dani Güiza - ekmeğimizi yedin,sütümüzü içtin...




Guiza'dan şok sözler! (Alıntıdır)

Kanal D Haber

İstanbul'u Arabistan gibi anlattı: ‘Kadınlar çarşaflı geziyor’

İspanyol basınına İstanbul’da yaşadıklarını anlatan Güiza “Ben buraya futbol ve para kazanmak için geldim” dedi F.BAHÇE’NİN sezon başında transfer ettiği ve büyük ses getirdiği Dani Güiza İspanya Milli Takımı’nda bulunurken ülkesinde yayınlanan Diario de Jevez Gazetesi’ne konuştu. Sarı-lacivertli forma altında ilk maçlarında gol atamadığı için tutuk görülen İspanyol golcü, Türkiye’de yaşadıklarını anlatırken İstanbul’da en fazla dikkatini çeken konunun sokakta kadınların çarşaflı olarak dolaşmasını gösterdi. Kurtköy’de Aziz Yıldırım’ın yaptırdığı Milenyum Sitesi’nde oturan Güiza “Türkiye, mantıken, zaten İspanyol kültüründen çok farklı. İyi ya da kötü diyemem ama farklı. Dikkatimi çeken en büyük şey ise kadınların sokakta baştan aşağıya örtünerek dolaşmaları. Yani çarşafın altında ne olduğunu anlamanız için hayâl etmeniz gerekiyor. Ama ben buraya futbol oynamaya ve çok para kazanmaya geldim. Lüks içinde yaşıyorum. Türk yemeklerini de çok seviyorum” dedi.

ekmeğimizi yedin,sütümüzü içtin,söylediklerine bak Guiza.Kör müsün göre göre yanlızca çarşaflı bikaç tipi mi gördün,anlata anlata bunları mı anlattın.bi adam yabancı bi ülkeye giderde,ülkesine dönünce bu kadar aptalca şeyler mi anlatır ,puh sana be,Seni adam sanıp ülkeye alanda suç,kaybol gözümüz görmesin sapık herif,laflara bak çarşafın altını hayal etmesi gerekmiş bu da onu çok yormuş vah vah. Zaten vasatsın futbolunda iş yok bide geldiğin ülkeye b*k atıyorsun.yuh sana Guiza.

9 Eylül 2008 Salı

kısa kısa..



*Gözünüze ilişmiştir artık blogta kendi halet-i ruhiyeme göre o sıralar en çok dinlediğim şarkıları eklediğim bi bölüm oluşturdum. Bunlar yeri gelir adamın *mına koyan şarkılar olur, yeri gelir cam çerçeve indirten şarkılar, yeri gelir müzikal orgazm yaşatan, yeri gelir hophop zıplatan şarkılar olabilir. Dedik ya kendi halet-i ruhiyemize göre. Zira çok dengesiz bi yapımız var.

*Leviathan' ın geri dönmesi ile sağ üstteki playlist güncellendi. Artık her p.tesi sabah 6 buçukta güncellenicek.

*Blog hakkında güzel yorumlar almaya devam ediyoruz; Cigarette_burns> Sitenin altındaki kadın götü güzelmiş, başkada bi ske benzemiyo zaten