aforizmalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aforizmalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Temmuz 2014 Cuma

Aşkın Gizemi

Aşkın gizemi,
ölümün gizeminden daha büyüktür.

Oscar Wilde

26 Aralık 2010 Pazar

Acımak... Acıyanın da zavallılaşmasını gerektirir

12 Aralık 2010 Pazar

''Artık benim değil'' diye düşündü gerçek bir özlem duymaksızın.Bir başkasına alıştı ve kuşkusuz unuttu beni. Böylesi çok iyi. Dolaşmaya alışmış kimse, ayrılık vakti geleceğini her zaman bilir.

12 Aralık 2009 Cumartesi

Tanrıyla Konuşmalar

Beni özene bezene yaratan kim? Sen!
Ne yapacağımı da yazmışsın önceden.
Demek günah işleten de sensin bana:
Öyleyse nedir o cennet, o cehennem?

--------
Bilir misin, yüceler yücesi Tanrı,
Şarap ne zaman coşturur içenleri?
Pazar, Pazartesi, Salı, Çarşamba, Perşembe
Bir de Cuma, Cumartesi günleri.
--------
Felek, ne denli cömert, aşağılık insanlara!
Han, hamam, dolap, değirmen, hep onlara!
Kendini satmayan adama ekmek yok:
Sen gel de yuh çekme böylesi dünyaya!
---------
''Yapma'' diyorsun; yapmamak elimde mi?
Sen ''al'' demişsin; nasıl çekerim elimi?
''Hem yap, hem yapma'' demek seninki bana
İnsaf: Kadeh devrilir de, dolu kalır mı?
---------
Öldürmek de yaşatmak da senin işin;
Bu dünyayı gönlünce düzenleyen sensin.
Ben kötüyüm diyelim, kimde kabahat?

Beni böyle yaratan, sen değil misin?
---------
Kim görmüş o cenneti, o cehennemi?
Kim gitmiş de getirmiş haberini?
Kimselerin bilmediği bir dünya,
Özlenmeye, korkulmaya değer mi?
---------
Yerleri yapmış, gökleri kurmuşsun ama,
Sensin, bunca gönülleri yakıp yıkan da
Ne kızıl dudakları, ne alın saçları,
Atmışsın, süprünüler gibi kara toprağa.
--------
Ben, ne camiye yararım, ne havraya!
Bir başka hamur benimki, başka maya.
Yoksul, gavur, çirkin, orospu gibiyim:
Ne din umurumda, ne cennet, ne dünya!
--------
Biz aşka tapanlarız, müslüman değil;
Cılız karıncalarız, Süleyman değil;
Biz eskiler giyen benzi soluklarız:
Pazarda sırma satan bezirgan değil.
--------
Bir put demiş ki; kendine tapana:
''Bilir misin, niçin taparsın bana?
Sen kendi güzelliğine vurgunsun:
Ben ayna tutar gibiyim sana!''
--------
Sensiz camide, namazda işim ne?
Seninle buluşma yerim meyhane.
Benim sevmem de böyle, yüce Tanrı:
İstersen, kaldır at cehennemine!...
--------
Gökleri yarıp darmadağın ettiğin gün,
Pırıl pırıl yıldızları kararttığın gün,
Sen sorguya çekmeden, ben soracağım sana:
''Ey Tanrı, hangi günahım için beni öldürdün?''
-------
Ah, Tanrı dünyayı yeniden yarataydı
Yaratırken de ben, yanında tutaydı;
Derdim: ''Ya benim adımı sil defterinden,
Ya da benim dilediğimce yarat dünyayı.''
--------
Benim yasam; artık şarap, çalgı, eğlenti;
Dinim dinsizlik, bıraktım her ibadeti;
Nişanlım dünyaya: '' Ne çeyiz istersin?'' dedim
''Çeyizim, senin gamsız yüreğindir.'' dedi.
--------
Kim senin yasalarını çiğnemedi ki, söyle;
Günahsız bir ömrün tadı nedir ki, söyle;
Yaptığım kötülüğü kötülükle ödetirsen,
Seninle benim aramda, ne fark kalır ki, söyle!
--------
Nerdesin? Sana baş kaldırmışım işte;
Karanlık içindeyim, ışığın nerde?
Cenneti ibadetle kazanacaksam
Senin ne cömertliğin kalır bu işte?
---------
Dünya dediğin, bir bakışımızdır bizim;
Ceyhun nehri, kanlı gözyaşımızdır bizim;
Cehennem, boşuna dert çektiğimiz günler,
Cennetse, gün ettiğimiz günlerdir bizim.

Ömer Hayyam

4 Aralık 2009 Cuma

Yalamadır rotası ipi kopuk bir kavmin suyu görünce yekten hain hain gülümser çünkü karda iz tutan bir yüzü yoktur suyun göç denen çingeneden aşinalığı siler

15 Kasım 2009 Pazar

Yalnızlığım, insanlar geveze hatalarımı övüp, sessiz erdemlerimi eleştirmeye başladığında doğdu.

halil cibran

Güzellik - Çirkinlik

Bir gün güzellik ile çirkinlik deniz kıyısında karşılaştılar.
Birbirlerine ‘Haydi yüzelim mi? dediler.
Sonra elbiselerini çıkarıp sulara daldılar. Bir süre sonra çirkinlik sahile çıktı ve güzelliğin elbisesini giyip yoluna gitti.
Güzellik de denizden çıktı ama giysilerini bulamadı. Çıplak kalmaktan çok utandı. Çirkinliğin örtüsüne büründü ve o da kendi yoluna gitti.
O günden beri insanlar güzellik ve çirkinlikle karşılaştıklarında, tanımakta hep yanılgıya düştüler.
Ancak kimi insanlar vardır ki güzelliğin yüzüne bakar ve giysilerine rağmen onu tanırlar. Ve yine kimi insanlar vardır ki çirkinliğin yüzünü iyi bilirler. Giydiği elbise bile onu gizleyemez.

Halil Cibran

8 Kasım 2009 Pazar

Aptalca mutlu olamayanların hareketi... Tutunamayanlar

“Caddeye yakışıksızlığımızı fark etmemiz çok geç olmadı. Gitmeye yeltendiğimizde hiçbir gemi götürmedi bizi, hiçbir limanda bekleyenimiz olmadı. Biliyoruz düşeceğiz, betona kafa üstü çakılacağız, zıplama yeteneğine sahip değiliz, bu düşüşten sağ kurtulursak bile bitpazarına düşeceğiz. Madem düşüyoruz hep birlikte düşersek yer sarsıntısı oluşturabiliriz.”

1 Eylül 2009 Salı

Bilir misiniz, üniversiteyi bitirdiğimiz zaman, hepimiz nasıl saçlı sakallı koca man bebeklerdik. Bilemezsiniz. Anlatınca olmaz. Yaşamak diye bir problem yoktu bizim için. Böyle bir problem çözmedi asistanlar tatbikatlarda. Sonunda hepimizi kurtlar kaptı tabii. İnsan taklidi yap tığımız için, kurtlar bizi adam sandı..."

Oğuz Atay- Tutunamayanlar.

17 Temmuz 2009 Cuma

-nasılsın?

-sensizim...

-ben de...

- sanırım yapabileceğimiz tek şey herkesin üzerine düşen bunalımı layığı ile yaşaması...

17 Nisan 2009 Cuma

kaos

Ben Afrika'da kanat çırpan kelebeğin
Kuzey Amerika'da yarattığı kasırgayı istiyorum
Ben kaos istiyorum!

30 Ocak 2009 Cuma

iyi dayanıklılıklar sayın ve sevgili cam

28 Ocak 2009 Çarşamba

sizler ki benim en büyük yanlızlığımsınız
o, şiddetle çözüldüğüm yağmur gecelerinde
tek başıma
yorulduğum
ihanet replikleri...

küçük iskender
seni çok mu yanlız bıraktılar sevgilim?

26 Ocak 2009 Pazartesi

O kadınların herşeyi ama kadınlar onun hiçbir şeyi olsun istiyordu...
Bazı şeylerin yokluğu, varlığından daha etkili olabiliyordu kimi zaman...

24 Ocak 2009 Cumartesi

Cenin ve Ceset

Piraye Şengel'in Cenin ve Ceset kitabından ruhuma sızanlar ( alıntılar)

ölüm gerekli bir şey kızım... sıkıldım her şeyden artık. ama isteyince de ölünmüyor ki...
---------------

X, günümüzde tıp biliminin ömrü uzatmakla birlikte bakıma muhtaç yaşlıları da arttırdığını düşünüyordu bu sırada. Belki yaşam uzamıştı, ama sürüne sürüne yaşıyordu çoğu. Bazıları da uzun süre yatalak yaşatılıyorlardı. Modern tıp denilen şey her şeyin doğasını değiştirmişti.
--------------

Neyse! Dert etme, benden kurtulmak istersen zehirleyiverirsin olur biter. İnsanlar eskiden birbirlerini zehirlerlerdi kızım... Birini yok etmek isterseniz en dertsiz olanıdır.
--------------

İnsan olmak istediği şeyi önce hayal etmeliydi.
--------------

İnsanoğlu aslında adi bir yaratıktır.İnsanın kötülük yapamadığı sadece iki hali vardır: Cenin ve Ceset hali. Çünkü isteselerde kötülük yapamazlar.
--------------

Kadının ruhundan sızan bir şey var sanki... Bakışlarına bir film senaryosu yazılır.
--------------

Küçük hikayeler insanın kalbini, büyük hikayeler beynini çarpar.
--------------

Antigone'den;

'' Hayır, hayır! Sizinki hesap kitap dünyasının dürüstlüğü! Benimki ise...
--------------

O, yaşamdan çok ölüme ait.
-------------

Küçümsediğiniz, sinir olduğunuz insanlar, aslında sizsiniz. Çünkü siz biz yok, hepimiz biriz.
------------

İkili ilişkileri beceremiyordu bir türlü. Aslında becermekte istemiyordu. Umrunda bile değildi. Özgürlüğünü engelleyecek hiçbir şeye tahammülü yoktu.
Sorumluluk almak, aşık olmak ya da ''el konulmak'' asla istemediği şeylerdi. Zor da olsa böyle yaşamaktan hoşlanıyordu.
-------------

homongolos: kadın düşmanı
-------------

Aşk, insanın saplantılı bir şekilde başkasını düşünmesiyle kendinden uzaklaşması hali değil miydi?
-------------

Bana doğru gibi gelen hiçbir şey yok ki aynı zamanda yanlışmış gibi gelmesin. Hiçbir şey için ahkam kesmemi bekleme benden, çünkü bende herkes gibi hiçbir şey bilmiyorum.
-------------

Aslında bu ülkenin sorunu ne biliyor musun? Herkesin ilk aklına geleni beğenip sanki 'simya sıçmış' gibi kıymetli sanması. Biraz daha derin bakmayı öğrenmemiz gerekiyor bence.
-------------

Hayat bir keçiboynuzunu kemirmeye benziyordu. Ağzının biraz tatlanması için kocaman bir şeyi kemiriyordun.
-------------

Zeki ve ölümlü bir yaratıktan daha trajik ne olabilir ki?
-------------

güzel konuşan janti adamlar...
--------------

İnsan sadece emeği ile değerli değildir, kendi başına değerlidir bana göre. Ama şimdi işkoliklerle doldu ortalık. Yavaşlık tedavülden kalktı artık. Hep hareket isteniyor insanlardan. Çünkü hareket etmiyorsan çalışmıyorsun anlamına geliyor. Şirketlerdeki hayat bana göre gayri insani. Bu, büyük saçmalıktır. Üç kuruşa insanların bütün zamanını çalıyorlar. Kimliğini yaptığı işle açıklıyor zavallılar.
--------------

Geçmişteki Hristiyanların 7 günahı artık bugün sevaba dönüşmüş durumda. Bu insanların ilişkilerine, ev hayatlarına da yansıyor doğal olarak. Sadakat yok, uzun vade yok, sevdiklerine zaman yok, gelecek korkusu var! Çok mutsuzlar... Oysa insan derin ilişkilere ihtiyaç duyan bir varlıktır. Eğer bu kapitalizm denen vahşi şey uygarlaşmazsa büyük zaiyatlar verilecek dostum!
--------------

Herkes kendi hayatını yaşar, ne olur olsun başkasının hayatını yaşamak istemem.
-------------

Sakatlara, ruh hastalarına, eşcinsellere, sefih insanlara ve uyuşturucu kullananlara zaafı vardı. Ucube insanları seven biriydi. Kendi güzeldi ama ruhu ucubeydi.
--------------

halinde tavrında koyu bir yanlızlık vardı. kırık döküktü sanki kanatları.
--------------

İnsanlar var olduklarını ispatlamak için afra tafra yapıp duruyorlar. Buradayım, ben güzelim, ben bilirim, ben şuyum, ben buyum... Komik! Hem de çok. Hiçbir şey değiliz aslında. Ne yazık ki bunu öğrenmek çok zaman alır.
--------------

Her kim olursa olsun anılar olmayınca bir şey ifade etmiyor...
--------------

Hayat ona taleplerini sıfıra indirmeyi öğretmişti bir süredir...
-------------

Geceye ait her heyi çok seviyordu. Sokak lambalarını, kedileri, dolmuş taşmış çöp kutularını, arada bir sessizce geçip giden arabaları.
-------------

ayak üstü yalanlar
-------------------------------------------------------------------------------------------------

şu sıralar Türk yazarlara sardım. Kaliteli yapıtlarla karşılaşmak beni çok mutlu ediyor. Önce Nevra Bucak, şimdide Piraye Şengel. çok mutluyum eheh. Yaşasın Edebiyat!!! :p

21 Ocak 2009 Çarşamba

en kral sokak köpekleriyle takılırım ben kışın

bol alkol ve müzik

Bir oda istiyorum ve bir hafta. Bol alkol ve müzik.
Orada daha rahat kendimi yiyip bitirebilirim.

Hepsi bu...
Sadece oturup beklemek istiyorum...
Ve şair demişti;

“İçmek, içinde boğmaya çalışmaktır sevgiliyi”

Aferin İskender’e, güzel söylemiş şerefsiz…