30 Temmuz 2015 Perşembe

Model - Yalnızlık Senfonisi (JoyTurk Akustik)

28 Nisan 2015 Salı


kafamda durmadan bağırıp çağıran bir yabancının sesi...




27 Nisan 2015 Pazartesi

geri gelmesi mümkün olmayan, hatırlanmamalı...

n.hikmet

9 Nisan 2015 Perşembe

ne pişman...
ne düşman...
ne de kahraman olmaya değer
savaşmam
yarışmam
kalbin onla çarpıyorsa eğer!

7 Ocak 2015 Çarşamba

eriyen saatler!

 
*salvador dali

kozmos


24 Aralık 2014 Çarşamba

bana çok benziyorsun,
aynı kimsesizlik,
aynı inançsızlık,
aynı umarsızlık...

seninle hep birbirimizi özleyeceğiz,
ikimizde derin yalnızız...






*c.ersöz

19 Aralık 2014 Cuma

Altı senedir aklindayim..

sago
yakamı bırakmaz artık o gözlerin ateşi..

2 Aralık 2014 Salı


8 Kasım 2014 Cumartesi


5 Kasım 2014 Çarşamba

bir çocuk sevdim

bir çocuk gördüm uzaklarda
biraz çocuk
biraz adam
biraz hiçti...

bir çocuk sevdim uzaklarda
sanıyordum ki onun da özlemi buydu
o ise bir bakışta
beni örtülerimden
yalnızca yalnızca duygularıyla soydu

Aylin Aslım | Bir Çocuk Sevdim

Aylin Aslım - Senin Gibi (İTÜ Konseri)

ahh

şaraplar yetmez...
sabahlar olmaz...
ah'ım tenim değil yanında kalmaz

ahh bu tenin altında
açılmış yaralarla
giden bir can aslında

Aylin Aslım - Ahh (İTÜ Maslak Konseri)

kedi ütülemek

dün rüyamda ütüyü en düşük dereceye alıp güzel yünlü kedim pandayı ütüledim!

Teoman - Hayalperest

15 Ekim 2014 Çarşamba

The Strange Library - Haruki Murakami

 
"96 sayfalık bu kitap, bir çocuğun okuldan eve gelirken kütüphaneye uğramasıyla başlıyor. Yaşlı bir adamın oğlanı esir alıp onu çok sayıda kitabı okumaya zorlamasıyla sürüyor. Çocuk bir süre sonra yaşlı adamın, beynini yiyerek, ezberlediği bilgileri emmeyi planladığını anlıyor ve tuhaf bir kız ile koyun gibi giyinmiş bir adamın yardımıyla kaçış planı yapıyor..."
 
bu yılın sonuna doğru yayınlanacak olan bu kitabı okumak için sabırsızlanıyorum! :)
 

8 Ekim 2014 Çarşamba

Anlamak, affetmektir...

2 Ekim 2014 Perşembe

Yakup Ekin Seninde Aşkın Yalanmış


Ferdi Özbeğen - Dilek Taşı

Ferdi Özbeğen - Dilek Taşı

17 Eylül 2014 Çarşamba

Başımız belada! Çünkü siz ve diğer 62 milyon Amerikalı şu an beni dinliyor. Çünkü %3'ten daha azınız kitap okuyor. Çünkü %15'ten daha azınız gazete okuyor. Çünkü sizin tek gerçeğiniz bu ekranda gördükleriniz. Şu an dışarıda, bu ekranda gördükleri haricinde hiç bir şey bilmeyen koskoca bir nesil yaşıyor. Bu ekran ilahi bir vahiy gibi. Bu ekranlar başkanlar, papalar, başbakanlar yaratıyor ya da yok ediyor. Bu ekran, bu inançsız dünyadaki en muhteşem lanet olası güç ve eğer yanlış ellere geçerse de olacakların tek sorumlusu biziz. Ve bu dünyadaki en büyük şirket, en muhteşem lanet olası propaganda gücünü kontrol ettiğinde, bu ekranda gerçek diye ne bok sorulacağını kim bilebilir! Şimdi beni dinleyin: Televizyon gerçek değildir. Televizyon lanet olası bir lunaparktır. Televizyon bir sirktir, bir karnavaldır, gezici akrobatlar takımıdır, masalcılardır, dansçılardır, şarkıcılardır, hokkabazlardır, aslan terbiyecileridir ve futbolculardır. Biz eğlence dünyasındayız.Ama sizler sabahtan akşama kadar, her yaştan, her renkten, her dinden insan başına oturuyorsunuz. Bildiğiniz tek şey biziz. Burada döndürdüğümüz ilüzyonlara inanmaya başladınız ve televizyondakilerin gerçek, kendi hayatlarınızın ise hayali olduğunu düşünmeye başladınız. Televizyon ne derse onu yapıyorsunuz. Onun gösterdiği gibi giyiniyorsunuz, onun gösterdiklerini yiyorsunuz, çocuklarınızı onun dediği gibi yetiştiriyorsunuz, hatta onun istediği gibi düşünüyorsunuz...Bu tamamen saçmalık, sizi manyaklar! Sizler gerçeksiniz, hayali olan biziz!"

Zeitgeist - The Movie (2007)

bağlılık kıskançlığa yol açar

"Ölüm hayatın doğal bir parçasıdır. Etrafından Güç'e dönüşenler olduğunda onlar için sevin. Tutma, onlar için yas. Duyma, onlara özlem. Bağlılık kıskançlığa yol açar. Gölgesidir kibirin, bu."

YODA, Star Wars Episode III: Revenge of the Sith

4 Temmuz 2014 Cuma

Aşkın Gizemi

Aşkın gizemi,
ölümün gizeminden daha büyüktür.

Oscar Wilde

12 Haziran 2014 Perşembe

evil'm


asla hayallerimdeki aileye kavuşamayacağım bu artık net.

huzursuz...
ruhsuz..
veya fazla ruhlu...
kimsenin birbiriyle fazla konuşmadığı
aceleci ve
aynı zamanda çok yavaş
her şeyin her zaman ertelendiği
pişmanlık dolu bir aile
bu bir kader
kadere inanmam ama bu durumda inansam iyi ederim

kurmak üzere olduğum yeni aile de bundan farklı değil...
hastalıklı ailelerden gelen insanların normal aileler kurması mümkün değil zaten
şu aralar yine de idare ediyorum
ileri de bu boğucu hayat beni boğmaz da sağ kalırsam bu konu hakkında yine konuşuruz evil...

levi'n

3 Nisan 2014 Perşembe


21 Şubat 2014 Cuma

sanal

internette birisiyle ne kucaklaşabilirsiniz,
ne de öpüşebilirsiniz...

13 Şubat 2014 Perşembe

Aşkın Gözü (Malt)





iyi sindirilmemiş bir aşk üçüncü tekillere muhtaçtır!

12 Şubat 2014 Çarşamba

L'ame immortelle - Betrayal (Subtitulado).wmv

evilpiper...

ne erkekler ne şehirler ne ülkeler değiştirdik seninle

hepsi yok olur gider ama sen

sen benim sığınağımsın...

gerçek dünyada beni anlamadıklarını tekrar tekrar anladığımda soluk alabildiğim tek yersin

levi burada özgür

23 Ocak 2014 Perşembe

Critical Mass

"Critical Mass" sözünü hiç duydunuz mu? Türkçe'de kayda değer çoğunluk anlamına geliyor ama aslında katılımcıları bisikletliler olan bir küresel etkinliğin adı. İstanbul'da gerçekleştirildiği kentlerden biri ancak bizde katılımcılar her ayın son cumartesi günü bir araya geliyorlar. Mevsime göre onlarca bisikletli öğleden sonra Göztepe Parkı'nda buluşuyor, sonra Bağdat Caddesinde trafiğe çıkıyor. Motorlu taşıtlar için sadece bir şerit bırakılıyor, geri kalanını ise bisikletliler işgal ediyor. Grup, zillerini çalarak şenlikli bir hava içinde Kadıköy'e ilerliyor ve güzel bir cumartesi geçiriyor.

dik oturma

Sağladığı psikoloji etkiden yola çıkılarak kendine güvenmenin bir yolu olduğu düşünülen dik oturuş, biyolojik olarak da oluşturduğu değişimlerle kişiyi hedefe yaklaştırıyor. Yapılan araştırmalar; oturuşu değiştirmenin , liderlik konumuna yükselmede etkili olduğunu ortaya koydu. Öğrenciler üzerinde yapılan incelemelerde, gerçekten de oturuş dikleştikçe bazı hormonlarda değişim görüldü. Omuzların, çenenin dikleştirilmesi, kolların serbest bırakılması, sırtın esnetilmesi; vücuttaki hormonal değerleri , liderlerde görülen hormon dengesiyle aynı düzeye taşıdı. Bu oturuşun ve vücut dili kullanımının, psikolojik taktik olmanın yanında biyokimyasal bir etki oluşturduğunu gösterdi...

10 Aralık 2013 Salı

sıkıcı doğum günü partileri


Kedimle ben çok sıkılıyorduk dünya canımızı sıkmaya başlamıştı, insanlarla bir arada olmak bizi strese sokuyor lanet olasıca tinimizi didikliyordu, bazen at kafalılar diye bağırmayı düşünüyorduk. Bu bizi biraz olsun rahatlatacak diye umuyorduk ancak ne çare…. Kafayı yediğimizin belirtisiydi bu belki de.

17 Haziran 2013 Pazartesi

benimle boy ölçüşebileceğini mi sanıyorsun?
:)

levi....

affetmez..

unutmaz!

8 Mayıs 2013 Çarşamba

efes dark gecesi


Sokaklarında kaybolduğum bu şehirde
Herkesin geçtiği yollar aynı
aaa aa aa
Herkes gibi olmak hiç kimse olmak demek!
Herkes gibi olmak hiç kimse olmak demek!
Herkesin geçtiği yoldan geçme!

Kimse kendine benzemez bu şehirde
Buna karşı koymalı!

Herkes gibi olmak hiç kimse olmak demek!
Herkes gibi olmak hiç kimse olmak demek!
Herkesin geçtiği yoldan geçme!



16 Mart 2013 Cumartesi

“Slow Food” nedir?

“Slow Food”, “fast food”, hızlı yaşam ve yerel yemek geleneklerinin kaybolmasına karşı bir tepki ve bilinçlendirme hareketi olarak 1989 yılında kar amacı gütmeyen bir hareket olarak Italya’da, Carlo Petrini tarafından başlatılmış. Bugün tüm dünyada 850 yerel convivium ile yaklaşık 80,000 üyesi bulunuyor.
 
Özellikle aşağıdaki sorular “Slow Food” hareketinde önem taşıyor:
 
  • Yemeğimiz nereden geliyor; ürünler hangi tohumlarla yetişiyor?
  • Yemeğimizin tadını oluşturan etmenler nedir?
  • Yemek seçimlerimiz kültürümüzü nasıl etkiler?
Slow Food, görülen yemek kısmı dışında, aslında bir insan hakları hareketi.
 
 Petrini, sadece doymak değil, lezzet almanın da bir insan hakkı olduğunu belirtiyor. Son yayınlanan “İyi, Temiz ve Adil” adlı kitabında yiyeceklerin bu üç karaktere birden sahip olmasının kültürel ve etik unsurları tartışılıyor.Carlo Petrini ve ekibi, dünyamız için endişe duyan ancak umudunu yitirmeyenlerle tanışıyor, fikirlerini aktarıyor ve sürdürüyor yolculuğunu...
 

11 Mart 2013 Pazartesi

Kahvenin Harika Etkileri

Spor öncesinde içilen bir fincan kahve, vücudu yeni rekorlar kırmaya teşvik edebilir.

Kahve kan basıncını, vücut ısısını, kalbin kan pompalama kapasitesini yükseltir.
Bronşlar genişler ve yağ yakma hızı yükselir. Hızlanan kan dolaşımının etkisiyle kas ağrıları baskılanır.
Performans sporlarında 1 lt idrarda bulunan 12 mg lık kafein konsantresi doping olarak kabul edilir. Bu da 4-5 fincana denk gelmektedir.

Pahalı kremler yerine kahveyi kullanabilirsiniz.

Kahveden sadece içecek olarak değil güzellik malzemesi olarak da faydalanabilirsiniz. Kahve yüze uygulandığında kan dolaşımını hızlandırır ve kırışık oluşumunu engeller.
Tüm süper modellerin sırrı kahve tervesini selülite karşı kullanmasıdır. Üst baldır bölgesine masaj yaparak uygulandığında ve strech filmle sarıldığında cildi sıkılaştırır ve temizler.

7 Mart 2013 Perşembe

zorla ele avuca sığmaz aşk
kop gel günahlarından!

4 Mart 2013 Pazartesi

Vücudunuzu tanımadan, onu istediğiniz forma sokamazsınız!